Semih İpek ile Dombıra Dersleri
Beschreibung
Instagram: https://www.instagram.com/semih.ipek/
Facebook: https://www.facebook.com/semih.ipek.547
Twitter: https://twitter.com/semih0209
Dombıra dersi almak isteyen kadim Türk müziği sevdalıları iletişime geçebilir. Ve kurs süresince ata sazımız Dombıra ile çeşitli eserleri çalabilirler.
KADİM TÜRK SAZI; DOMBIRA
Dombıra Eski Türklerden günümüze ulaşan milli sazımızdır. Dombıra, bilinen tarihiyle yaklaşık 6.000 yıllık bir geçmişe sahiptir. Ve bu kadim sazı eski Türk geleneklerini kavilikle sürdüren Kazak Türkleri baş tacı etmiş, bu güne kadar gururla taşımış, dombıraya ve dombıra çalan kişiye çok saygı göstermişlerdir. Kazak Türkleri, bugün de eski, büyük dombıracılara saygıdan ötürü «Baba», «Ata» derler. Bu geleneği bugün Türkiye‘de de görmekteyiz. Büyük âşıklara hala saygıdan ötürü baba denmektedir.
Kazak Türkleri dombıra çalan kişilere çeşitli adlar verirler. Bunlardan başlıcaları; dombıraşı: Dombıracı, küyşi: Küycü, abız: Hafız; hoca, akın: Şair; ozan, sal: Eğlencelerde yer alan kişi, seri: Sal ile aynı anlamda, jırav: Türkücü, änşi: Deyiş söyleyen kişi.
Kazakistan’da her evde dombıra bulunur. Hatta eskiden Kazak Türkleri dombıra çalamayana kız dahi vermezlermiş. Bu konuda bir Kazak Türk atasözü dikkate değerdir: “Nağız Kazak, Kazak emes. Nağız Kazak, dombıra.” Standart Türkiye Türkçesine çevirecek olursak “ Gerçek Kazak, Kazak değil. Gerçek Kazak, dombıra.” Dombıra, çanağında bütün Türk halklarının sesini taşıyan, perdelerinde yüzyılları saklayan manevi değere haiz bir sazdır. Eski Türklerde ölen kişilerin yanına kopuzu,yani Türklere ait tüm telli ve yaylı çalgıların atası, da konmakta idi. Çünkü ölen kişi öbür dünyada da kopuz çalabilsin ve öldükten sonra bile kopuzundan ayrılmasın.Yine bugün de Kazak Türkleri gerek sevinçli gerek hüzünlü zamanlarda dombıra çalar.
Ünlü Türkolog Radloff’un dombıra ile ilgili söylemiş olduğu sözü anmakta fayda var: “Kazak bozkırları birbirinden yetenekli sanatçılarla doludur.” Bugün de dombıra Asya’nın büyük bir kısmında, Moğolistan’dan Kazan’a kadar, geniş bir sahada çalınmaktadır.
Bugün Türkiye’de Kopuz olarak bildiğimiz saz da yine dombıradır. Çünkü Kopuz sözünden kastedilen Türkiye’de telli saz iken, ata yurdumuz Türkistan coğrafyasında genellikle yaylı (kıl kobız) saz için kullanılır. Kökenlerinin bir olması bu iki sazın bir olduğu görüşünü güçlendirir.
Dombıra - kopuz ile ilgili çeşitli anlatmalar vardır. (Orhan Şaik Gökyay, Dedem Korkudun Kitabı, Kabalcı Yayınevi, İstanbul 2006, s.827-828 ve Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş Türk Halk Musîkîsi Aletleri (Uygur Devletinden Osmanlılara) IX, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1987 s.178-179) Bilindiği üzere dombırayı da, kopuzu da icat eden Türk dünyasının bilge atası, Korkut Ata’dır.
Dombıra genellikle çam ağacından yapılmaktadır ve dombıranın bugün temel olarak iki türü vardır:
1)BATIS (BATI) KAZAKİSTAN DOMBIRASI: Öbür adı da Jambıl Dombırası olan dombıra genelde küy adı verilen sözsüz bestelerin çalımı için uygundur.
2)ARKA DOMBIRASI : Kazakistan’ın genellikle doğu bölgesinde kullanılan dombıra türü olup genelde sözlü bestelerin çalımı için uygundur. Diğer bir adı da Abay Dombırası’dır.
DOMBIRANIN BÖLÜMLERİ:
BAS (BAŞ):
Tellerin takılacağı kulakların olduğu bölümdür
MOYIN (BOYUN):
Dombıranın iki teli (işek) ve 19 perdesi vardır. Önceleri, dombıralarda perde sayısı 11 idi. Eskiden dombıranın telleri bağırsaktan yapılırken bugün genel olarak kullanılan 0.7 kalınlığındaki misina tel olarak bilinen gitar tellerinden si telidir.
ŞANAK (ÇANAK)
Şanak, oyma ya da kaburgalı (Kazak Türkçesi’nde tilşe) olarak yapılabilir.
Şanağın üzerine ince bir kapak konur buna Kazak Türkçesi’nde kakpak (kapak) denir. Kakpağın üzerinde tınıyı sağlayan bir delik bulunur. Buna da Kazak Türkçesi’nde Oyık (oyuk) denir
Ayrıca kakpak üzerinde dombıra gövdesinin yaklaşık ortalarında telleri ayakta tutan Tiyek (eşik) yer alır.
Şanağın en altında tellerin bağlandığı bir de çıkıntı (tüyme) mevcuttur.
http://www.academia.edu/14331966/KAD%C4%B0M_T%C3%9CRK_SAZI_DOMBIRA
Facebook: https://www.facebook.com/semih.ipek.547
Twitter: https://twitter.com/semih0209
Dombıra dersi almak isteyen kadim Türk müziği sevdalıları iletişime geçebilir. Ve kurs süresince ata sazımız Dombıra ile çeşitli eserleri çalabilirler.
KADİM TÜRK SAZI; DOMBIRA
Dombıra Eski Türklerden günümüze ulaşan milli sazımızdır. Dombıra, bilinen tarihiyle yaklaşık 6.000 yıllık bir geçmişe sahiptir. Ve bu kadim sazı eski Türk geleneklerini kavilikle sürdüren Kazak Türkleri baş tacı etmiş, bu güne kadar gururla taşımış, dombıraya ve dombıra çalan kişiye çok saygı göstermişlerdir. Kazak Türkleri, bugün de eski, büyük dombıracılara saygıdan ötürü «Baba», «Ata» derler. Bu geleneği bugün Türkiye‘de de görmekteyiz. Büyük âşıklara hala saygıdan ötürü baba denmektedir.
Kazak Türkleri dombıra çalan kişilere çeşitli adlar verirler. Bunlardan başlıcaları; dombıraşı: Dombıracı, küyşi: Küycü, abız: Hafız; hoca, akın: Şair; ozan, sal: Eğlencelerde yer alan kişi, seri: Sal ile aynı anlamda, jırav: Türkücü, änşi: Deyiş söyleyen kişi.
Kazakistan’da her evde dombıra bulunur. Hatta eskiden Kazak Türkleri dombıra çalamayana kız dahi vermezlermiş. Bu konuda bir Kazak Türk atasözü dikkate değerdir: “Nağız Kazak, Kazak emes. Nağız Kazak, dombıra.” Standart Türkiye Türkçesine çevirecek olursak “ Gerçek Kazak, Kazak değil. Gerçek Kazak, dombıra.” Dombıra, çanağında bütün Türk halklarının sesini taşıyan, perdelerinde yüzyılları saklayan manevi değere haiz bir sazdır. Eski Türklerde ölen kişilerin yanına kopuzu,yani Türklere ait tüm telli ve yaylı çalgıların atası, da konmakta idi. Çünkü ölen kişi öbür dünyada da kopuz çalabilsin ve öldükten sonra bile kopuzundan ayrılmasın.Yine bugün de Kazak Türkleri gerek sevinçli gerek hüzünlü zamanlarda dombıra çalar.
Ünlü Türkolog Radloff’un dombıra ile ilgili söylemiş olduğu sözü anmakta fayda var: “Kazak bozkırları birbirinden yetenekli sanatçılarla doludur.” Bugün de dombıra Asya’nın büyük bir kısmında, Moğolistan’dan Kazan’a kadar, geniş bir sahada çalınmaktadır.
Bugün Türkiye’de Kopuz olarak bildiğimiz saz da yine dombıradır. Çünkü Kopuz sözünden kastedilen Türkiye’de telli saz iken, ata yurdumuz Türkistan coğrafyasında genellikle yaylı (kıl kobız) saz için kullanılır. Kökenlerinin bir olması bu iki sazın bir olduğu görüşünü güçlendirir.
Dombıra - kopuz ile ilgili çeşitli anlatmalar vardır. (Orhan Şaik Gökyay, Dedem Korkudun Kitabı, Kabalcı Yayınevi, İstanbul 2006, s.827-828 ve Bahaeddin Ögel, Türk Kültür Tarihine Giriş Türk Halk Musîkîsi Aletleri (Uygur Devletinden Osmanlılara) IX, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1987 s.178-179) Bilindiği üzere dombırayı da, kopuzu da icat eden Türk dünyasının bilge atası, Korkut Ata’dır.
Dombıra genellikle çam ağacından yapılmaktadır ve dombıranın bugün temel olarak iki türü vardır:
1)BATIS (BATI) KAZAKİSTAN DOMBIRASI: Öbür adı da Jambıl Dombırası olan dombıra genelde küy adı verilen sözsüz bestelerin çalımı için uygundur.
2)ARKA DOMBIRASI : Kazakistan’ın genellikle doğu bölgesinde kullanılan dombıra türü olup genelde sözlü bestelerin çalımı için uygundur. Diğer bir adı da Abay Dombırası’dır.
DOMBIRANIN BÖLÜMLERİ:
BAS (BAŞ):
Tellerin takılacağı kulakların olduğu bölümdür
MOYIN (BOYUN):
Dombıranın iki teli (işek) ve 19 perdesi vardır. Önceleri, dombıralarda perde sayısı 11 idi. Eskiden dombıranın telleri bağırsaktan yapılırken bugün genel olarak kullanılan 0.7 kalınlığındaki misina tel olarak bilinen gitar tellerinden si telidir.
ŞANAK (ÇANAK)
Şanak, oyma ya da kaburgalı (Kazak Türkçesi’nde tilşe) olarak yapılabilir.
Şanağın üzerine ince bir kapak konur buna Kazak Türkçesi’nde kakpak (kapak) denir. Kakpağın üzerinde tınıyı sağlayan bir delik bulunur. Buna da Kazak Türkçesi’nde Oyık (oyuk) denir
Ayrıca kakpak üzerinde dombıra gövdesinin yaklaşık ortalarında telleri ayakta tutan Tiyek (eşik) yer alır.
Şanağın en altında tellerin bağlandığı bir de çıkıntı (tüyme) mevcuttur.
http://www.academia.edu/14331966/KAD%C4%B0M_T%C3%9CRK_SAZI_DOMBIRA
